HomeCalendarFAQSearchMemberlistUsergroupsRegisterLog in

Share | 
 

 Orta Çağ Felsefesi Tarihi

Go down 
AuthorMessage
starl!k

avatar

Mesaj Sayısı : 13
Rep : 4
İtibar : 33
Yaş : 28
Nerden : Antalya

PostSubject: Orta Çağ Felsefesi Tarihi   Tue Jun 02, 2009 1:24 am

Orta Çağ Felsefesi Nedir?
Orta
Çağ felsefesi tarihsel dönem itibariyle ilkçağ felsefesinin bitiminden
modern düşüncenin başlangıcına kadar olan dönemi kapsar. İ.S. 2.
yüzyıldan 15. yüzyıl sonlarına; 16. yüzyıl başlarına, Rönesans'a kadar
olan dönem olarak ele alınır. Bu dönemin felsefe tarihi açısından
kendine özgü özellikleri vardır. Bir çok felsefe tarihi kitabında
ortaçağda felsefe yok sayılır ya da ortaçağın karanlık bir çağ olduğu
değerlendirmesine bağlı olarak felsefenin de karanlığa gömüldüğü öne
sürülür. Bunun yanı sıra ortaçağda felsefenin varlığını kabul eden ve
bu felsefenin özgül niteliklerini açıklayan felsefe tarihi çalışmaları
da söz konusudur.

Orta Çağ Felsefesinin Genel Özellikleri

Ortaçağ
felsefesi, klasik batı felsefesi tarihi ekseninde bakılacak olunursa
antik çağ felsefesinin sonlarında belirginleşmeye başlayan din
yönelimli ya da dinsel içerikli felsefe tarzının gelişmesi olarak
gerçekleşir. Bu noktada belirgin bir özellik olarak felsefenin dinsel
tartışmaların bir aracı durumuna gelmiş olduğu, genel batı felsefesi
tarihçilerinin ortak saptamasıdır.

Burada söz konusu olan din
Hıristiyanlıktır. Ortaçağ boyunca dinsel öğretileri temellendirmek ya
da dini dünya görüşüne kategorik bir temel sağlamak, felsefe yapma
tarzının genel bir görünümü olmuştur. Hıristiyan dininin kendisine
felsefe aracılığıyla bir açıklayıcılık sağlamaya, geçerliliğini
temellendirmeye yöneldiğini görmekteyiz. Bu dönem boyunca
inanç-bilgi-akıl-tanrı ekseninde yürütülen tartışmaları görmekteyiz.
Din ile felsefe ilişkisi bu dönem boyunca çatışmalı durumlarda
gösterir; bazı din bilgeleri felsefenin dinden, Hıristiyanlıktan uzak
tutulması gerektiğini söyler ve buna çaba gösterir, buna karşılık başka
bazıları inancın ve dinin temellendirilmesinde felsefenin gerek
olduğunu söyler.

Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşü, meydana
getirdiği kaotik ortamda kültürel ve düşünsel gelişmelerde bir bir
kesintiye yol açmıştır. Antik çağda oluşan ve süregelen düşünsel
gelişmelerden belirgin bir uzaklaşma ve bu gelişmelerin reddedilişi
görülür. Din-felsefe ilişkisi bu ortamda girift bir görünüm sunar; bir
yanda felsefe din içerisinde kaybolmuş gibi görünürken, bu kayboluş
aynı zamanda felsefenin din içinde saklanmasını ve korunmasını getirir.


Dinsel düşünce kendisini temellendirmek için felsefeyi muhafaza
ederken, bilgi sevgisi olarak anlaşılan haliyle olmasa ve dini amaçlara
hizmet için kullanılsa bile belirli bir ölçüde antik çağda şekillenen
felsefi düşüncenin korunmasını sağlamıştır. Felsefe bu dönemde açıkça
görünür olmasa bile içkin özelliklerini tamamen yitirmemiştir. Bu
bağlamda ortaçağ felsefesi, kilise öğretileriyle varlığını sürdürmüş;
fakat Rönesas'tan itibaren bilimsel ya da eleştirel düşünceye yönelmeye
başlamıştır. Bu söz konusu nitelikteki orta çağ felsefesini Macit
Gökberk "Hıristiyanlaştırılmış Antik Felsefe"
olarak değerlendirmektedir. Belirtilmesi gereken başka bir nokta ise bu
felsefenin öteki dönemlerde görülen felsefe yapma tarzından farklı
olarak statik nitelikte oluşudur.

Orta çağ felsefesinde Arap
felsefesinin ya da İslam felsefesinin etkisini de belirtmek gerekir.
İslam felsefesi batı düşüncesinde bu tür gelişmeler olurken, antik çağ
felsefesi ile irtibatlı olmuş, kaynakları çevirmiş, İslam'a özgü iç
tartışmalarda bu kavramsal ve yöntemsel araçları kullanmıştır. 1200'lü
yıllardan itibaren bu alandaki kaynaklar batı'ya yönelim gösterir ki
felsefe tarihçilerinin çoğu, batıdaki din-felsefe ayrımlaşmasının
hızlanmasında bu etkinin belirgin bir yeri olduğunu söylerler. İslam
filozofları da benzer şekilde inancı antik çağ felsefesinden alınan
kavramlarla temellendirmeye, akıl ve mantık yoluyla açıklık sağlamaya
yönelirler.

Bu yönelimle kutsal metinleri yorumlama, tefsir ve
mantık ya da dil analizlerinin ortaya konulduğu görülür. Bu yaklaşım
orta çağ felsefesinin genel karakteristiğidir bir anlamda.
Yorumsamacılığın kökleri ortaçağ felsefesine uzanır. Diğer ortaçağ
filozofları gibi onlarda tanrıdan hareket ederek, varlığa ve var oluşa,
insan varlığına ve düşüncesine açıklık getirmeye çalışırlar. Bunlarla
birlikte antik çağ düşüncesinin taşınması ve geliştirilmesi bakımından
Farabi, İbn-i Rüşt, İbn-i Sina, İbn-i Arabi gibi filozofların Batı
felsefesi üzerinde etkisi birçok bakımdan belirleyici olmuştur.

Döneme Damgasını Vuran Önemli Düşünce Adamları:

  • Gnostikler Kimdir? [size=9]
  • Augustinus Kimdir?

    Anselmus Kimdir?

    Albertus Magnus Kimdir?

    Aquinalu Kimdir?

    Ockhamlı William (Xenon) Kimdir?


    Ayrıca Lütfen Bakınız:

    Orta Çağ Felsefesi Tarihi 2

    Hıristiyanlık Felsefesi Nedir?

    İslam Felsefesi Nedir?

    Orta Çağın Felsefe Gelenekleri Nelerdir?

    Skolastik Felsefe Nedir?

    Tümeller Tartışması Nedir?
    Back to top Go down
    View user profile http://arkadasim.forum.st/
     
    Orta Çağ Felsefesi Tarihi
    Back to top 
    Page 1 of 1
     Similar topics
    -
    » Anime nedir..........(Tarihi gelişimi)
    » YALOVAnın tarihi ve özellikleri
    » Kant' ın felsefesi
    » Elveda Rumeli dizisinin hatırlattıkları üzerine tarihi anekdotlar üçlemesi
    » Nasıl Siteme Üye olurken insanlar orda dogum tarihi cinsiyet ruh hali takım srck

    Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
    BİLGE FORUM - Forum Bilge :: Lise Ödev Kaynakları :: Felsefe Ödevleri-
    Jump to: