HomeCalendarFAQSearchMemberlistUsergroupsRegisterLog in

Share | 
 

 Varoluşçuluk Felsefesi Nedir?

Go down 
AuthorMessage
starl!k

avatar

Mesaj Sayısı : 13
Rep : 4
İtibar : 33
Yaş : 28
Nerden : Antalya

PostSubject: Varoluşçuluk Felsefesi Nedir?   Tue Jun 02, 2009 1:23 am

Varoluşçuluk
(egzistansiyalizm) bireyin deneyimini, ve bu deneyimin tekilliğini ve
biricikliğini insan doğasını anlamanın temeli olarak gören bir felsefe
akımıdır. Varoluşçuluk, insanın varoluşuyla doğal nesnelere özgü varlık
türü arasındaki karşıtlığı büyük bir güçle vurgulayan, iradesi ve
bilinci olan insanların, irade ve bilinçten yoksun nesneler dünyasına
fırlatılmış olduğunu öne süren bir düşünce okuludur. Bu akım insan
özgürlüğüne inanır ve insanların davranışlarından sorumlu olduğunu öne
sürer.

Genel Manada Varoluşçuluk

Varoluşçuluk
yirminci yüzyılın ilk yarısının sonlarına doğru Fransa’da ortaya çıktı.
En önemli temsilcileri Martin Heidegger, Karl Jaspers, Jean-Paul
Sartre, Gabriel Marcel ve Maurice Merleau-Ponty olmuştur. Felsefi
bakımdan temelleri ise bunlardan önce Nietzsche ve Sören Aabye
Kierkegaard gibi düşünürler tarafından atılmıştır.

Varoluşçuluğu belirleyen temel özellik ve tavırlar şöyle sıralanabilir:

1)
Varoluşçuluk, herşeyden önce varoluşun hep tikel ve bireysel, yani
benim ya da senin veya onun varoluşu olduğunu öne sürer. Bundan dolayı,
o insanı mutlak ya da sonsuz bir tözün tezahürü olarak gören her tür
öğretiye, gerçekliğin Tin, Akıl, Zeka, Bilinç, İde ya da Ruh olarak
varolduğunu öne süren idealizme karşı çıkar.

2)
Akım, varoluşun öncelikle bir varlık problemi, varoluşun kendi varlık
tarzıyla ilgili bir problem olduğunu dile getirir ve varlığın anlamına
ilişkin bir araştırmaya karşılık gelir. Bu çerçeve içinde, her tür
bilimci, nesnel ve analitik yaklaşıma şiddetle karşı çıkan
varoluşçuluk, özellikle varoluşun zamansal yapısına ilişkin analiz
yoluyla, Varlığın genel anlamıyla ilgili bir öğreti, belli bir ontoloji
üzerinde yoğunlaşır.

3) Varoluşçuluğa göre,
varlığa ilişkin araştırma, varolanın aralarından bir seçim yapmak
durumunda olduğu çeşitli imkanlarla karşı karşıya gelmeyi gerektirir.
Başka bir deyişle, varoluşçu felsefe, geleneksel felsefenin öne sürdüğü
gibi, özün varoluştan önce değil de, varoluşun özden önce geldiğini öne
sürer; insanın önce varolduğunu daha sonra kendisini tanımlayıp, özünü
yarattığını dile getirir. Başka bir deyişle varoluşçuluk, insanın
dünyaya fırlatılmış bulunduğunu, dolayısıyla kendisini nasıl
oluşturursa öyle olacağını; insanın özünü kendisinin belirleyeceğini;
bireysel insan varlığının sabit ya da değişmez, özsel bir doğası
bulunmadığını öne sürer. Bu bağlamda her tür determinizm ya da
zorunlulukçuluğa büyük bir güçle karşı çıkan varoluşçuluk, bireylerin
mutlak bir irade özgürlüğüne sahip bulunduğunu, insanın özgürlüğe
mahkum olduğunu ve olduğundan tümüyle farklı biri olabileceğini dile
getirir.

4) İnsana özünü oluşturma şansı veren
bu imkanlar, onun şeylerle ve başka insanlarla olan ilişkileri
tarafından yaratıldığı için, varoluş her zaman dünyadaki bir varlık
olmak veya seçimi sınırlayan ya da koşullayan somut ve tarihsel olarak
belirlenmiş bir durumda ortaya çıkmak durumundadır. Bu ise,
varoluşçuluğun tekbenciliğe ve epistemolojik idealizmle taban tabana
zıt bir felsefe akımı olduğu anlamına gelir.

5)
Varoluşçuluk, nesneden yola çıkan, varlıkla ilgili nesnel doğrulara
ulaşmaya çalışan görüşlere karşı, özneden hareket ve öznel hakikatlerin
önemini vurgular. Felsefenin, varlık ve tümeller gibi konularla uğraşıp
nesnelliği araması yerine, korkuyu, yabancılaşmayı, hiçlik duygusunu,
insanlık halini ele alıp, öznelliğe yönelmesi gerektiğini; hakikatin
tümüyle öznel olup, hiçbir soyutlamanın bireysel varoluşun gerçekliğini
kavrayamayacağını ve ifade edemeyeceğini söyler.

6)
Varoluşçuluk, özellikle de hümanist ya da ateist boyutu içinde, evrenin
akılla anlaşılabilir olan bir gelişme doğrultusu olmayıp, özü
itibariyle saçma ve anlamsız olduğunu, evrenin rasyonel bir tarafı
bulunmadığını, evrene anlamın insan tarafından verildiğini öne sürer.

7)
Böyle bir evrende, insanın hazır bulduğu ahlak kuralları olmadığından;
varoluşçuluk, ahlaki ilkelerin, kendi eylemleri dışında, başka
insanların eylemlerinden de sorumlu olan insan tarafından yaratıldığını
savunur.
Back to top Go down
View user profile http://arkadasim.forum.st/
 
Varoluşçuluk Felsefesi Nedir?
Back to top 
Page 1 of 1
 Similar topics
-
» sevinç nedir?
» Tecktonik nedir ?
» Anime nedir..........(Tarihi gelişimi)
» Kant' ın felsefesi
» Uprock Nedir?

Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
BİLGE FORUM - Forum Bilge :: Lise Ödev Kaynakları :: Felsefe Ödevleri-
Jump to: